Sebeliler ile ilgili ayetler

Yüce kitabımız Kuranı Kerim’de Sebeliler ile ilgili ayetleri bu sayfada derledik. İşte Kuranı Kerim’de geçen Sebeliler ile ilgili ayetler.

Sebe (Saba), Yemen bölgesindedir. Araplar o bölgenin tamamına Sebe derlerdi. Kur’an, Sebeliler’den iki ayrı yerde sözeder. Bunlardan birinde, Hz. Süleyman’la çağdaş olan Kraliçe Belkıs dönemindeki durumlarına atıfta bulunulmaktadır. Diğeri ise, Kral Şurahbil döneminde meydana geldiği tahmin edilen sel felaketiyle ilgilidir.

27/22-26. Çok geçmeden Hüdhüd gelip Süleyman’a: “Senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sana Sebe’den gerçek bir haber getirdim. Oranın halkına hükmeden, herşeyden kendisine bolca verilen ve büyük bir tahta sahip olan bir kadın buldum. Onun ve kavminin Allah’ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Göklerde ve yerde gizli olanları ortaya koyan, gizlediğiniz ve açıkladığınız şeyleri bilen Allah’a secde etmemeleri için, Şeytan onlara, yaptıklarını güzel göstermiş, onları doğru yoldan alıkoymuş. Bunun için doğru yolu bulamıyorlar. Yüce arşın sahibi olan Allah’tan başka tanrı yoktur” dedi. 27-28 Süleyman: “Doğru mu söylüyorsun, yoksa yalancılardan mısın? Bakacağız. Şu yazımı götür, onlara at; sonra bir yana çekil, varacakları sonuca bak” dedi. 29-32. Sebe Kraliçesi: “Ey ileri gelenler! Bana Süleyman’dan, Esirgeyen Merhametli Allah’ın adıyla başlayan ve: ‘Sakın bana karşı baş kaldırmayın ve teslim olarak gelin!’ diyen Önemli bir mektup bırakıldı. Ey ileri gelenler! Vereceğim emir hakkında bana fikrinizi söyleyin; siz benim yanımda bulunmadıkça, bir iş hakkında kesin bir hüküm vermem” dedi. 33. İleri gelenler: “Biz güçlü kimseler ve zorlu savaş adamlarıyız; emir şenindir, sen ne buyuracağını düşün” dediler. 34-35. Kraliçe: “Hükümdarlar bîr şehre girdikleri zaman orasını perişan ederler, onurlu kimselerini alçaltırlar, işte onlar böyle davranırlar. Ben onlara bir hediye göndereyim de, elçilerin ne ile döneceklerine bakayım” dedi. 36-37. Süleyman’a geldiklerinde: “Bana mal ile yardım etmek mi istiyorsunuz? Allah’ın bana verdiği, size verdiğinden daha iyidir. Ama belki de siz hediyenizle sevinirsiniz. Onlara hediyeyi geri götür. Onlara güç yetiremeyecekleri bir ordu ile gelir, onları oradan alçalmış ve küçük düşmüş olarak çıkartırım” dedi. 38. Süleyman: “Ey ileri gelenler! Bana teslim olarak gelmelerinden önce, hanginiz o kraliçenin tahtım bana getirebilir?” dedi. 39. Cinlerden bir ifrit: “Sen yerinden kalkmadan önce, onu (Saba kraliçesinin tahtını) sana ben getiririm; ben buna gücü yetecek güvenilir biriyim” dedi. 40. Kitab ilmine sahib olan biri: “Ben onu sana, gözünü açıp kapamadan getiririm” dedi. Süleyman, tahtı yanına yerleşmiş görünce: “Bu, şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınayan Rabbimin lütfundandır. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur; fakat nankörlük eden bilsin ki, Rabbim muhtaç değildir, cömerttir” dedi. 41. Süleyman: “Kraliçenin tahtını onun tanımayacağı hâle getirini Bakalım tanıyabilecek mi, yoksa tanıyamayacak mı?” dedi. 42. Kraliçe geldiğinde: “Senin tahtın böyle miydi?” denildi. O da: “Sanki odur, daha önce bize bilgi verilmişti ve Müslüman olmuştuk” dedi. 43. Kraliçeyi o zamana kadar alıkoyan, Allah’tan başka taptığı şeylerdi; çünkü kendisi inkarcı bir kavimdendi. 44. Ona: “Köşke gir” dendi; salonu görünce, onu derin bir su sanarak eteğini yukarı çekti. Süleyman: “Bu, camdan yapılmış cilalı bir salondur” dedi. Kraliçe: “Rabbim! Şüphesiz, ben kendime yazık etmişim. Süleyman’la beraber, âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum” dedi.

34/15. Sebeliler için, yurtlarında Allah’ın kudretine bir işaret vardı: “Rabbinizin verdiği rızıktan yiyin ve O’na şükredin! İşte hoş bir şehir ve bağışlayan bir Rab” (diyen) sağlı sollu iki bahçe. 16. Fakat onlar yüz çevirdiler; bunun için Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik. Onların bahçelerini buruk yemişli, acı ılgınlı ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik. 17. İnkarlarından ötürü onları böyle cezalandırdık. Biz inkârcıdan başkasını cezalandırır mıyız hiç? 18. Onlarla, kutlu kıldığımız şehirler arasında, karşı karşıya görünen kasabalar var etmiş, oraları gezilecek belirli konak yerleri yapmış ve: “Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içinde gezin” demiştik. 19. Ama onlar: “Rabbimiz! Yolculuk yaptığımız şehirlerin arasındaki mesafeyi uzak yap” deyip kendilerine yazık ettiler. Biz de onları efsane yapıverdik. Onları darmadağın ettik. Bunda, sabreden ve çok şükreden kimseler için dersler vardır. 20. iblis onlar hakkında görüşünü doğru çıkartmış ve inananlardan bir grup dışında, hepsi ona uymuşlardı. 21. Oysa, onun onlar üzerinde bir otoritesi yoktu. Ancak, âhirete inananlarla, ondan şüphede olanları öğrenmek için (böyle yaptık). Rabbin herşeyi gözlemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz